.
Mevzuatımıza göre;
müstakbel meslek ve gelirine göre hesap yapılması gerekmektedir. Ancak sigorta
şirketleri böyle durumlarda maalesef ki asgari ücret üzerinden hesap
yapmaktadırlar. Geriye ciddi bakiye kalmaktadır. Böyle bir durumda sakın
yapılan ödemeyle kalmayın, dava edin.
Davacının
kızının üniversite öğrencisi olmasına göre, bu öğretim du¬rumu göz önüne alınarak
zarar hesabı gerekirken, asgari ücret üzerinden hesap yapılması doğru değildir.
Davacı,
davalılara ait araçta yolcu olan kızının trafik kazası sonucu öldü¬ğünü ve
kızının ODTÜ Kimya Bölümünde okuduğunu ileri sürerek tazminat isteminde
bulunmuştur. Alınan bilirkişi raporunda ölen kızın gelirinin asgari ücret
üzerinden hesap edildiği anlaşılmış ve davacı bu rapora itiraz etmiş ve alınan
ek raporda da bu itiraz reddedilmiştir. Davacının kızının öğrenci olduğu ve
okulu bitirmesinin mümkün bulunduğu ve aksine de delil getirilmediğine göre,
mahkemece, ölen kızın okulu bitirmesi durumunda gelirinin yüksek olacağı göz
önüne alınarak, yeniden oluşturulacak uzman bilirkişilerden rapor alınması ve
sonucu çerçevesinde karar verilmesi gerektiğinden, davacının tem¬yiz
itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Davacının
desteğinin üniversite öğrencisi olmasına göre, ilerde oku¬lunu bitirdiği
gündeki ücreti, emsallerine göre belirlenip tazminatın buna göre hesaplanması
gerekir.
Dava, trafik
kazasından doğan destekten yoksun kalma ve manevi tazmi¬nat istemine
ilişkindir. Olayda yaşamını yitiren davacının desteğinin üniversite öğrencisi
olduğu anlaşılmaktadır. Bu olgu, desteğin ilerde üniversite mezunu
olabileceğine ilişkin güçlü bir belirtidir. Bu durumda desteğin üniversiteyi
bitirdiği gündeki ücreti emsallerine göre belirlenip, tazminat miktarının buna
göre hesaplanması gerekir. Mahkemece, bu yolla araştırma yapılmadan, asgari
ücrete göre düzenlenen hesap raporunun esas alınmış olması doğru
görülmedi¬ğinden kararın bozulması gerekmiştir.
(4. HD.
19.06.2000, 3810-5975)
Ölen gencin
açıköğretimde okuduğu, yüksek öğrenimini tamamladı¬ğında asgari ücretin
üzerinde bir gelire sahip olacağı, gördüğü öğrenime uygun bir kurumda görev
alacağı veya serbest çalışarak kazanç elde ede¬ceği göz önüne alınarak tazminat
hesaplanmalıdır.
Ölenin
Açıköğretim Kurumuna devam ettiği, öğrenim durumunda okula devam zorunluluğu
bulunmaması nedeniyle babasının parçacı dükkanında çalış¬tığı toplanan
delillerden anlaşılmaktadır. Bu durumda ailesinin sosyal ve eko¬nomik durumu da
göz önünde bulundurulduğunda yüksek öğrenimini tamamla-yacağını ve gördüğü
öğrenime uygun bir kurumda görev alacağını veya serbest çalışarak hayatını
kazanacağını kabul etmek gerekir. O takdirde ise, öğrenimini tamamladıktan
sonraki hayat süreci içinde asgari ücretin üstünde bir gelire sahip olacaktır.
Bu husus gözden kaçırılarak, davacılara destek ola¬cağı sürede, asgari ücret
düzeyinde bir kazancı olacağı yolundaki yanılgıya dayalı bilirkişi raporuna
itibar edilmesinde isabet görülmemiştir.
(19. HD.
01.02.1996, 7311-857)
Desteğin,
üniversite son sınıf öğrencisi olmasına göre, haksahiplerinin destekten yoksun
kalma tazminatı, öğrenimini bitirdikten sonra mesleğine göre alabileceği ücret
üzerinden hesaplanmalıdır.
Davacılar,
İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi son sınıf öğ¬rencisi olan
oğullarının trafik kazasında ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi
tazminata hükmedilmesini istemişlerdir. Yerel Mahkemece, desteğin öğrenci iken
ayrıca hizmet akdi ile Sinan Yapı Endüstrisi Ticaret ve Sanayi A.Ş.de 48.000.000
lira ücretle çalıştığı saptandığından bu ücret üzerin¬den destek tazminatı
hesaplanmış ve hükmedilmiştir. Hesaba esas alınan ücret desteğin öğrenci iken
aldığı ücret olup, okuduğu sınıf, süre ve mesleği itibariyle öğrenimini
bitirdikten sonra emsallerine göre alacağı ücret belirtilerek bu ücret
üzerinden destek tazminatına hükmetmek gerekirken, desteğin öğrenciyken
çalıştığı işden kazandığı ücret üzerinden tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya
aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
(4. HD.
12.06.2002, 1966-6276)
Üniversite
öğrencisinin ölümü nedeniyle hesaplanacak destek tazmi¬natı, asgari ücretten
değil, okulu bitirdiğinde alabileceği ücret üzerinden hesaplanmalıdır.
Dava, trafik
kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacıların
oğlu olan desteğin üniversite öğrencisi olduğu anlaşıl¬maktadır. Davacı vekili,
30.11.1999 tarihli oturumda “desteğin ölümünden evvel asgari ücret üzerinden
geliri bulunduğunu kabul ediyoruz” şeklinde be¬yanda bulunmuştur. Hükme dayanak
yapılan 27.09.2000 tarihli bilirkişi rapo¬runda desteğin 01.01.2001 tarihinde
aktif meslek yaşamına başlayacağı kabul edilerek bu tarihten itibaren asgari
ücretin 4,36 katı gelir elde edeceği varsayı-mıyla davacı anne ve babanın
destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Davacı vekilinin 30.11.1999
tarihli oturumdaki beyanı ele alınıp değerlendiril¬diğinde, desteğin
üniversiteyi bitireceği tarihe kadarki dönemde asgari ücretten gelir elde
edeceğinin beyan edilmiş olduğu, mezuniyetten sonraki dönemin amaçlanmadığı
sonucuna varılmaktadır. Davacı vekilinin bu beyanının hatalı değerlendirilmek
suretiyle kararın bozulması yerinde bulunmadığından, adıgeçen davacıların karar
düzeltme isteklerinin kabulü gerekmiştir. Ne var ki, hükme esas alınan
27.09.2000 tarihli bilirkişi raporunda rapor tarihine kadar olan dönemde
(desteğin üniversite öğrencisi olduğu dönemde) asgari ücret esas alınarak zarar
hesaplandığı belirtilmesine rağmen rapora ekli tablonun birinci bendinde aynı
dönem için geliri bulunmadığının belirtilmesi çelişki oluşturdu¬ğundan bu
çelişki giderilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. (4. HD.
18.03.2002, 1794-3109)
T.C.
YARGITAY
4. Hukuk
Dairesi
ESAS NO :
2011/2680
KARAR NO :
2012/4982
Y A R G I T
A Y İ L A M I
MAHKEMESİ :
Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :
30/11/2010
NUMARASI :
2009/356-2010/688
DAVACILAR :
Asuman Sümeyra Çetinkaya vdl. vekili Avukat Hüseyin Fener
DAVALI :
1-Tufan Kırkın vekili Avukat Dursunali Orhan 2-Haktan Karacak vekili Avukat
H.İbrahim Ekici
Davacılar
Asuman Sümeyra Çetinkaya vdl. vekili Avukat Hüseyin Fener tarafından, davalı
Tufan Kırkın vd. aleyhine 11/08/2009 gününde verilen dilekçe ile trafik
kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle tazminat istenmesi üzerine
yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen
30/11/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar
vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen
27/03/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar
vekili Avukat Hüseyin Fener geldi, karşı taraftan davalılar vekili adına gelen
olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin
kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten
sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi.
Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar
incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki
yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere,
özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer
temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü
nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş;
kararı, davacılar temyiz etmişlerdir.
Dosya
kapsamına göre, davacıların desteği olay tarihi itibariyle İstanbul Özel Arel
Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümü
hazırlık sınıfı öğrencisidir. Üniversite mezunu olan kişinin asgari ücretin
üzerinde bir gelir elde etmesi gerekir. Ne var ki, mahkemece hükme dayanarak
yapılan hesap raporunda destekten yoksun kalma tazminatları desteğin asgari
ücret seviyesinde gelir elde edeceği varsayımı ile yapılmışır. Üniversite
öğrencisi desteğin okulunu bitirdiğinde elde edeceği gelirin asgari ücretten
fazla olacağı hayatın olağan akışı gereği olup mahkemece desteğin ileride elde
edebileceği gelir konusunda araştırma yapılmalı ve sonucuna göre yeniden asgari
ücretten daha fazla gelir elde edeceği varsayımı dikkate alınarak hesap
yaptırılarak sonucuna göre destekten yoksun kalma tazminat miktarları
belirlenmelidir. Bu yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup
bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz
olunan kararın (2) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA; öteki
itirazların ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılar yararına
takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine,
peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/03/2012 gününde
oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
YARGITAY
11. Hukuk
Dairesi
ESAS NO : 2007/9845
KARAR NO : 2008/13259
Y A R G I T
A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/07/2007
NUMARASI : 2007/102 - 2007/355
DAVACI : DOĞAN ALAN VEKİLİ: AV.BEYHAN VEFA
OKYAY
DAVALI : AVIVA SİGORTA A.Ş. VEKİLİ: AV.HÜSEYİN ERGENE
Taraflar
arasında görülen davada Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.07.2007
tarih ve 2007/102 - 2007/355 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı
vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği
anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından
düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar,
duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği
görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar
vekili, müvekkillerinin oğlu M.Akif Alan’ın davalının trafik sigortacısı
bulunduğu araçta bulunduğu sırada meydana gelen tek taraflı kazada öldüğünü,
destek zararlarının doğduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak,
davacı anne için 22.833 YTL baba için 16.779 YTL'nın faiziyle tahsiline karar
verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı
vekili, davacıların murisinin hatır için taşındığını,bu nedenle müvekkilinin
tazminattan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,
iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre,
davacıların oğlu M.Akif Alan’ın davalının trafik sigortacısı bulunduğu araçta
yolcu olduğu, meydana gelen tek taraflı kazada öldüğü, davacıların destek
zararlarının doğduğu, aracın içindeki kişinin hatır taşıması kapsamına
alınamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı,
davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava
dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde
dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir
yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki
bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava,
destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davalının trafik sigorta
poliçesiyle sigortalı olduğu araçta bulunan davacıların oğulları M.Akif Alan’ın
meydana gelen tek taraflı kaza sonucu öldüğü hususu uyuşmazlık konusu değildir.
Davalı vekili, davacılar desteğinin sigortalı araçta hatır için taşındığını
savunmuştur. Dosya ve olayla ilgili soruşturma evrakı kapsamından üniversite
öğrencisi olan desteğin, arkadaşları ile yine bir arkadaşının kullandığı
sigortalı araçla kampüsten dönerken kazaya maruz kaldığı da dosya kapsamıyla
sabittir. Bu durum karşısında,ölen desteğin sigortalı araçta hatır için
taşındığı açıkken ve bu nedenle destek zararından bir indirim yapılması
gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması
gerekmiştir.
./...
3-Öte
yandan, destek zararının tespitine yönelik esas alınan bilirkişi raporu da
karar vermeye elverişli değildir. Ölen destek İskenderun Meslek Yüksek Okulu
öğrencisi olup, yaşasaydı elektrik teknisyeni olarak geçimini sağlayacak ve
ücrete hak kazanacaktır. Dolayısıyla temel alınacak kazanç da bu meslek mensubunun
net gelirine göre tayin edilmesi gerekmektedir. O halde, ilgili meslek birliği
veya odasından elektrik teknisyeninin aylık net kazancı tespit edilmeden yazılı
şekilde elektrik dersi öğretmenin beyanın esas alınması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, ölen desteğin iki yıllık meslek yüksek okulu öğrencisi olduğu, 1076
sayılı Yasa’ya tabi askerlik yükümlüsü bulunmadığı dikkate alınmadan askerlik
süresinin 12 ay olarak kabulü de yanlış olmuştur. Bu durum karşısında, davalı
vekilinin hesap raporuna itirazları dikkate alınıp, yukarıda açıklanan
eksiklikler tamamlanıp, davacıların destek tazminatlarının miktarı bakımından
hesap bilirkişisinden ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi
yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz rapora
itibar edilerek hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
SONUÇ:
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz
itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle
temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği
temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2008 tarihinde
oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
YARGITAY
11. Hukuk
Dairesi
ESAS NO :
2012/8556
KARAR NO :
2012/16749 Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ :
İSTANBUL 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :
08/03/2011
NUMARASI :
2010/29-2011/97
DAVACILAR :
1-
2-
VEKİLİ :
DAVALI :
____ SİGORTA A.Ş.
VEKİLİ :
Taraflar
arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen
08/03/2011 tarih ve 2010/29-2011/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi
davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde
verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İzzet Başara
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,
layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin
gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı
vekili, davacıların oğlu ve tek destekleri U____'ın, davalı şirkete ZMMS ile
sigortalı minibüste yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen trafik
kazasında vefat ettiğini, vefat sonucu davacıların destekten yoksun
kaldıklarını, kazanın oluşumunda sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu
ileri sürerek, KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından 7.800 TL destekten
yoksun kalma tazminatının ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı
vekili, davacıların, miras bırakanlarının ölümü nedeniyle herhangi bir
zararları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,
iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, meydana gelen kaza
sonucunda vefat eden U____'ın kaza tarihinde 14 yaşında olduğu, Yargıtay’ın
yerleşik içtihatları ve ülkemiz koşullarına göre, kural olarak erkekler için
emeklilik ve aktif çalışma yaşı sonu 60 olarak kabul edildiğinden, müteveffa
U____'ın kaza nedeniyle ölmeyip sağ kalmış olsaydı, rüştüne erip askerlik
hizmetini tamamladıktan sonra emekli olacağı 60 yaşına kadar aktif çalışma
hayatına 40 yıl daha devam edeceği, müteveffanın ölüm tarihinde 14 yaşında
olması nedeniyle gelir getiren bir işte çalışmadığı, davacı anne B____'in
destek zararının hesaplanan peşin değer toplamının 15.646,44 TL olduğu, bu
meblağdan 3.145,49 TL bakım indirimi düşüldükten ve sürücünün % 100 oranındaki
kusuru dikkate alındığında talep edilebilecek destek zararının 12.500,95 TL
olduğu, davacı üvey baba A_____' in nihai ve gerçek destekten yoksun kalma
zararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, taleple bağlı
kalınarak 7.700 TL'nın 8.10.2008 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile
birlikte davalıdan alınıp davacı B____’e verilmesine, diğer davalı A____
hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı,
davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava
dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde
dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir
yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında
kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava,
taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten
yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece
yukarıda yazılı gerekçeyle davacı Birsen hakkındaki davanın kısmen kabulüne,
davacı A____ hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Destek,
yakınlarına veya yakın ilişkide bulunduğu başka kimselere sürekli ve düzenli
bir biçimde yardım eden, eğer ölmeseydi ileride yardım etmesi beklenen veya
büyük bir olasılıkla yardım edecek olan kişidir. Destek sayılabilmek için
bakımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli biçimde devam edeceğinin
anlaşılması yeterlidir. Ancak, ölüm gününe kadar desteklik etmemiş olmakla
birlikte, ilerde bakım gücüne kavuşarak, eylemli ve düzenli olarak yardım
etmesi beklenen kişi de destek sayılır .
Ancak,
destek sayılabilmek için ölenin mutlaka ölüm zamanında bir kimseye bakmakta
bulunmasına gerek yoktur. İleride kurulacak olan bakma ilişkisi de Mülga 818
Sayılı BK'nun 45/2. maddesinin (TBK. 53. md) uygulanması için yeterlidir. Başka
bir deyişle, ölüm olmasaydı ileride kurulacak ilişkinin bakma ilişkisi olacağı
kesin ise, destekten yoksun kalma tazminatı istenebilir.
Destekten
yoksunluk tazminatı, nitelikçe, üçüncü kişilere desteğin gelir ve yardımından
yoksun kalmaları nedeniyle tanınmış bağımsız bir hak olup, mirasçılık sıfatı ve
miras hukuku ile ilgisi yoktur. Çünkü bu hak mirasçılık sıfatından değil,
eylemli olarak destek olanın ölümü nedeniyle, onun gelir ve yardımından yoksun
kalma ya da farazi destek olma olgusundan kaynaklanmaktadır. Görülüyor ki,
BK'nun 45. maddesinde sözü geçen destek kavramı, hukuksal bir ilişkiyi değil,
eylemli bir durumu hedef tutar ve hısımlığa veya yasanın nafakaya ilişkin
hükümlerine dayanmaz. Bu itibarla, somut uyuşmazlıkta, davacı A____ ile ölen
arasındaki eylemli durumun davacı tarafın delilleri toplanıp tanıkları
dinlenerek tespiti ve sonucuna göre karar vermek gerekirken bilirkişi
raporundaki değerlendirme esas alınarak, ihtimale dayalı olarak bu davacı
hakkındaki davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı
vekilinin davacı anne B____ hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarına
gelince, gelecekteki kazançları belirlenecek kişi, ileride yapacağı iş ve
mesleği şimdiden belli olan bir genç ise, örneğin bir üniversite ya da meslek
okulu öğrencisi ise, olay veya rapor gününde o meslek dalındakilere ödenen
ücretler veya o meslektekilerin elde edebildikleri ortalama kazançlar ilgili
meslek odalarından ya da kamu kuruluşlarından sorulup buna göre kazanç öğesinin
tespiti gerekir. Dosya kapsamından ölenin Bozdoğan İsmet Sezgin Anadolu Teknik
Lisesi Bilişim Teknolojileri bölümünü kazandığı ve 30.07.2009 tarihinde okul
kaydını yaptırdığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacı anne yönünden, ölenin
öğrenim durumu ve bilirkişi raporuna itirazlar da dikkate alınarak ek rapor
veya gerekirse yeni bir rapor alınmak suretiyle gerçek destek zararının tespiti
gerekirken eksik bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamış, kararın
bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin sair temyiz
itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle,
davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf
yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene
iadesine, 22.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder