4 Mayıs 2016 Çarşamba

ÖĞRENCİLER YÖNÜNDEN TAZMİNAT HESABI

.
Mevzuatımıza göre; müstakbel meslek ve gelirine göre hesap yapılması gerekmektedir. Ancak sigorta şirketleri böyle durumlarda maalesef ki asgari ücret üzerinden hesap yapmaktadırlar. Geriye ciddi bakiye kalmaktadır. Böyle bir durumda sakın yapılan ödemeyle kalmayın, dava edin.

Davacının kızının üniversite öğrencisi olmasına göre, bu öğretim du¬rumu göz önüne alınarak zarar hesabı gerekirken, asgari ücret üzerinden hesap yapılması doğru değildir.
Davacı, davalılara ait araçta yolcu olan kızının trafik kazası sonucu öldü¬ğünü ve kızının ODTÜ Kimya Bölümünde okuduğunu ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuştur. Alınan bilirkişi raporunda ölen kızın gelirinin asgari ücret üzerinden hesap edildiği anlaşılmış ve davacı bu rapora itiraz etmiş ve alınan ek raporda da bu itiraz reddedilmiştir. Davacının kızının öğrenci olduğu ve okulu bitirmesinin mümkün bulunduğu ve aksine de delil getirilmediğine göre, mahkemece, ölen kızın okulu bitirmesi durumunda gelirinin yüksek olacağı göz önüne alınarak, yeniden oluşturulacak uzman bilirkişilerden rapor alınması ve sonucu çerçevesinde karar verilmesi gerektiğinden, davacının tem¬yiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
(11. HD. 27.09.1993, 6543-5906)



Davacının desteğinin üniversite öğrencisi olmasına göre, ilerde oku¬lunu bitirdiği gündeki ücreti, emsallerine göre belirlenip tazminatın buna göre hesaplanması gerekir.
Dava, trafik kazasından doğan destekten yoksun kalma ve manevi tazmi¬nat istemine ilişkindir. Olayda yaşamını yitiren davacının desteğinin üniversite öğrencisi olduğu anlaşılmaktadır. Bu olgu, desteğin ilerde üniversite mezunu olabileceğine ilişkin güçlü bir belirtidir. Bu durumda desteğin üniversiteyi bitirdiği gündeki ücreti emsallerine göre belirlenip, tazminat miktarının buna göre hesaplanması gerekir. Mahkemece, bu yolla araştırma yapılmadan, asgari ücrete göre düzenlenen hesap raporunun esas alınmış olması doğru görülmedi¬ğinden kararın bozulması gerekmiştir.
(4. HD. 19.06.2000, 3810-5975)

Ölen gencin açıköğretimde okuduğu, yüksek öğrenimini tamamladı¬ğında asgari ücretin üzerinde bir gelire sahip olacağı, gördüğü öğrenime uygun bir kurumda görev alacağı veya serbest çalışarak kazanç elde ede¬ceği göz önüne alınarak tazminat hesaplanmalıdır.
Ölenin Açıköğretim Kurumuna devam ettiği, öğrenim durumunda okula devam zorunluluğu bulunmaması nedeniyle babasının parçacı dükkanında çalış¬tığı toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu durumda ailesinin sosyal ve eko¬nomik durumu da göz önünde bulundurulduğunda yüksek öğrenimini tamamla-yacağını ve gördüğü öğrenime uygun bir kurumda görev alacağını veya serbest çalışarak hayatını kazanacağını kabul etmek gerekir. O takdirde ise, öğrenimini tamamladıktan sonraki hayat süreci içinde asgari ücretin üstünde bir gelire sahip olacaktır. Bu husus gözden kaçırılarak, davacılara destek ola¬cağı sürede, asgari ücret düzeyinde bir kazancı olacağı yolundaki yanılgıya dayalı bilirkişi raporuna itibar edilmesinde isabet görülmemiştir.
(19. HD. 01.02.1996, 7311-857)

Desteğin, üniversite son sınıf öğrencisi olmasına göre, haksahiplerinin destekten yoksun kalma tazminatı, öğrenimini bitirdikten sonra mesleğine göre alabileceği ücret üzerinden hesaplanmalıdır.
Davacılar, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi son sınıf öğ¬rencisi olan oğullarının trafik kazasında ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminata hükmedilmesini istemişlerdir. Yerel Mahkemece, desteğin öğrenci iken ayrıca hizmet akdi ile Sinan Yapı Endüstrisi Ticaret ve Sanayi A.Ş.de 48.000.000 lira ücretle çalıştığı saptandığından bu ücret üzerin¬den destek tazminatı hesaplanmış ve hükmedilmiştir. Hesaba esas alınan ücret desteğin öğrenci iken aldığı ücret olup, okuduğu sınıf, süre ve mesleği itibariyle öğrenimini bitirdikten sonra emsallerine göre alacağı ücret belirtilerek bu ücret üzerinden destek tazminatına hükmetmek gerekirken, desteğin öğrenciyken çalıştığı işden kazandığı ücret üzerinden tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
(4. HD. 12.06.2002, 1966-6276)

Üniversite öğrencisinin ölümü nedeniyle hesaplanacak destek tazmi¬natı, asgari ücretten değil, okulu bitirdiğinde alabileceği ücret üzerinden hesaplanmalıdır.
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacıların oğlu olan desteğin üniversite öğrencisi olduğu anlaşıl¬maktadır. Davacı vekili, 30.11.1999 tarihli oturumda “desteğin ölümünden evvel asgari ücret üzerinden geliri bulunduğunu kabul ediyoruz” şeklinde be¬yanda bulunmuştur. Hükme dayanak yapılan 27.09.2000 tarihli bilirkişi rapo¬runda desteğin 01.01.2001 tarihinde aktif meslek yaşamına başlayacağı kabul edilerek bu tarihten itibaren asgari ücretin 4,36 katı gelir elde edeceği varsayı-mıyla davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Davacı vekilinin 30.11.1999 tarihli oturumdaki beyanı ele alınıp değerlendiril¬diğinde, desteğin üniversiteyi bitireceği tarihe kadarki dönemde asgari ücretten gelir elde edeceğinin beyan edilmiş olduğu, mezuniyetten sonraki dönemin amaçlanmadığı sonucuna varılmaktadır. Davacı vekilinin bu beyanının hatalı değerlendirilmek suretiyle kararın bozulması yerinde bulunmadığından, adıgeçen davacıların karar düzeltme isteklerinin kabulü gerekmiştir. Ne var ki, hükme esas alınan 27.09.2000 tarihli bilirkişi raporunda rapor tarihine kadar olan dönemde (desteğin üniversite öğrencisi olduğu dönemde) asgari ücret esas alınarak zarar hesaplandığı belirtilmesine rağmen rapora ekli tablonun birinci bendinde aynı dönem için geliri bulunmadığının belirtilmesi çelişki oluşturdu¬ğundan bu çelişki giderilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. (4. HD. 18.03.2002, 1794-3109)










T.C.
YARGITAY
4. Hukuk Dairesi

ESAS NO : 2011/2680
KARAR NO : 2012/4982
Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/11/2010
NUMARASI : 2009/356-2010/688
DAVACILAR : Asuman Sümeyra Çetinkaya vdl. vekili Avukat Hüseyin Fener
DAVALI : 1-Tufan Kırkın vekili Avukat Dursunali Orhan 2-Haktan Karacak vekili Avukat H.İbrahim Ekici

Davacılar Asuman Sümeyra Çetinkaya vdl. vekili Avukat Hüseyin Fener tarafından, davalı Tufan Kırkın vd. aleyhine 11/08/2009 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/11/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 27/03/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat Hüseyin Fener geldi, karşı taraftan davalılar vekili adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; kararı, davacılar temyiz etmişlerdir.
Dosya kapsamına göre, davacıların desteği olay tarihi itibariyle İstanbul Özel Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümü hazırlık sınıfı öğrencisidir. Üniversite mezunu olan kişinin asgari ücretin üzerinde bir gelir elde etmesi gerekir. Ne var ki, mahkemece hükme dayanarak yapılan hesap raporunda destekten yoksun kalma tazminatları desteğin asgari ücret seviyesinde gelir elde edeceği varsayımı ile yapılmışır. Üniversite öğrencisi desteğin okulunu bitirdiğinde elde edeceği gelirin asgari ücretten fazla olacağı hayatın olağan akışı gereği olup mahkemece desteğin ileride elde edebileceği gelir konusunda araştırma yapılmalı ve sonucuna göre yeniden asgari ücretten daha fazla gelir elde edeceği varsayımı dikkate alınarak hesap yaptırılarak sonucuna göre destekten yoksun kalma tazminat miktarları belirlenmelidir. Bu yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:Temyiz olunan kararın (2) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA; öteki itirazların ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.
YARGITAY
11. Hukuk Dairesi

ESAS NO       : 2007/9845
KARAR NO    : 2008/13259         

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ            : Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ           : 05/07/2007
NUMARASI  : 2007/102 - 2007/355
DAVACI         : DOĞAN ALAN VEKİLİ: AV.BEYHAN VEFA OKYAY
DAVALI          : AVIVA SİGORTA A.Ş.       VEKİLİ: AV.HÜSEYİN ERGENE


Taraflar arasında görülen davada Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.07.2007 tarih ve 2007/102 - 2007/355 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin oğlu M.Akif Alan’ın davalının trafik sigortacısı bulunduğu araçta bulunduğu sırada meydana gelen tek taraflı kazada öldüğünü, destek zararlarının doğduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, davacı anne için 22.833 YTL baba için 16.779 YTL'nın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisinin hatır için taşındığını,bu nedenle müvekkilinin tazminattan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacıların oğlu M.Akif Alan’ın davalının trafik sigortacısı bulunduğu araçta yolcu olduğu, meydana gelen tek taraflı kazada öldüğü, davacıların destek zararlarının doğduğu, aracın içindeki kişinin hatır taşıması kapsamına alınamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.          
2-Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davalının trafik sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu araçta bulunan davacıların oğulları M.Akif Alan’ın meydana gelen tek taraflı kaza sonucu öldüğü hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı vekili, davacılar desteğinin sigortalı araçta hatır için taşındığını savunmuştur. Dosya ve olayla ilgili soruşturma evrakı kapsamından üniversite öğrencisi olan desteğin, arkadaşları ile yine bir arkadaşının kullandığı sigortalı araçla kampüsten dönerken kazaya maruz kaldığı da dosya kapsamıyla sabittir. Bu durum karşısında,ölen desteğin sigortalı araçta hatır için taşındığı açıkken ve bu nedenle destek zararından bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

./...    

3-Öte yandan, destek zararının tespitine yönelik esas alınan bilirkişi raporu da karar vermeye elverişli değildir. Ölen destek İskenderun Meslek Yüksek Okulu öğrencisi olup, yaşasaydı elektrik teknisyeni olarak geçimini sağlayacak ve ücrete hak kazanacaktır. Dolayısıyla temel alınacak kazanç da bu meslek mensubunun net gelirine göre tayin edilmesi gerekmektedir. O halde, ilgili meslek birliği veya odasından elektrik teknisyeninin aylık net kazancı tespit edilmeden yazılı şekilde elektrik dersi öğretmenin beyanın esas alınması doğru görülmemiştir. Ayrıca, ölen desteğin iki yıllık meslek yüksek okulu öğrencisi olduğu, 1076 sayılı Yasa’ya tabi askerlik yükümlüsü bulunmadığı dikkate alınmadan askerlik süresinin 12 ay olarak kabulü de yanlış olmuştur. Bu durum karşısında, davalı vekilinin hesap raporuna itirazları dikkate alınıp, yukarıda açıklanan eksiklikler tamamlanıp, davacıların destek tazminatlarının miktarı bakımından hesap bilirkişisinden ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz rapora itibar edilerek hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



T.C.
YARGITAY
11. Hukuk Dairesi

ESAS NO : 2012/8556
KARAR NO : 2012/16749 Y A R G I T A Y İ L A M I


MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/03/2011
NUMARASI : 2010/29-2011/97
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVALI : ____ SİGORTA A.Ş.
VEKİLİ :

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/03/2011 tarih ve 2010/29-2011/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İzzet Başara tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıların oğlu ve tek destekleri U____'ın, davalı şirkete ZMMS ile sigortalı minibüste yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, vefat sonucu davacıların destekten yoksun kaldıklarını, kazanın oluşumunda sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu ileri sürerek, KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından 7.800 TL destekten yoksun kalma tazminatının ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların, miras bırakanlarının ölümü nedeniyle herhangi bir zararları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, meydana gelen kaza sonucunda vefat eden U____'ın kaza tarihinde 14 yaşında olduğu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve ülkemiz koşullarına göre, kural olarak erkekler için emeklilik ve aktif çalışma yaşı sonu 60 olarak kabul edildiğinden, müteveffa U____'ın kaza nedeniyle ölmeyip sağ kalmış olsaydı, rüştüne erip askerlik hizmetini tamamladıktan sonra emekli olacağı 60 yaşına kadar aktif çalışma hayatına 40 yıl daha devam edeceği, müteveffanın ölüm tarihinde 14 yaşında olması nedeniyle gelir getiren bir işte çalışmadığı, davacı anne B____'in destek zararının hesaplanan peşin değer toplamının 15.646,44 TL olduğu, bu meblağdan 3.145,49 TL bakım indirimi düşüldükten ve sürücünün % 100 oranındaki kusuru dikkate alındığında talep edilebilecek destek zararının 12.500,95 TL olduğu, davacı üvey baba A_____' in nihai ve gerçek destekten yoksun kalma zararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, taleple bağlı kalınarak 7.700 TL'nın 8.10.2008 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı B____’e verilmesine, diğer davalı A____ hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davacı Birsen hakkındaki davanın kısmen kabulüne, davacı A____ hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Destek, yakınlarına veya yakın ilişkide bulunduğu başka kimselere sürekli ve düzenli bir biçimde yardım eden, eğer ölmeseydi ileride yardım etmesi beklenen veya büyük bir olasılıkla yardım edecek olan kişidir. Destek sayılabilmek için bakımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterlidir. Ancak, ölüm gününe kadar desteklik etmemiş olmakla birlikte, ilerde bakım gücüne kavuşarak, eylemli ve düzenli olarak yardım etmesi beklenen kişi de destek sayılır .
Ancak, destek sayılabilmek için ölenin mutlaka ölüm zamanında bir kimseye bakmakta bulunmasına gerek yoktur. İleride kurulacak olan bakma ilişkisi de Mülga 818 Sayılı BK'nun 45/2. maddesinin (TBK. 53. md) uygulanması için yeterlidir. Başka bir deyişle, ölüm olmasaydı ileride kurulacak ilişkinin bakma ilişkisi olacağı kesin ise, destekten yoksun kalma tazminatı istenebilir.
Destekten yoksunluk tazminatı, nitelikçe, üçüncü kişilere desteğin gelir ve yardımından yoksun kalmaları nedeniyle tanınmış bağımsız bir hak olup, mirasçılık sıfatı ve miras hukuku ile ilgisi yoktur. Çünkü bu hak mirasçılık sıfatından değil, eylemli olarak destek olanın ölümü nedeniyle, onun gelir ve yardımından yoksun kalma ya da farazi destek olma olgusundan kaynaklanmaktadır. Görülüyor ki, BK'nun 45. maddesinde sözü geçen destek kavramı, hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve hısımlığa veya yasanın nafakaya ilişkin hükümlerine dayanmaz. Bu itibarla, somut uyuşmazlıkta, davacı A____ ile ölen arasındaki eylemli durumun davacı tarafın delilleri toplanıp tanıkları dinlenerek tespiti ve sonucuna göre karar vermek gerekirken bilirkişi raporundaki değerlendirme esas alınarak, ihtimale dayalı olarak bu davacı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı vekilinin davacı anne B____ hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince, gelecekteki kazançları belirlenecek kişi, ileride yapacağı iş ve mesleği şimdiden belli olan bir genç ise, örneğin bir üniversite ya da meslek okulu öğrencisi ise, olay veya rapor gününde o meslek dalındakilere ödenen ücretler veya o meslektekilerin elde edebildikleri ortalama kazançlar ilgili meslek odalarından ya da kamu kuruluşlarından sorulup buna göre kazanç öğesinin tespiti gerekir. Dosya kapsamından ölenin Bozdoğan İsmet Sezgin Anadolu Teknik Lisesi Bilişim Teknolojileri bölümünü kazandığı ve 30.07.2009 tarihinde okul kaydını yaptırdığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacı anne yönünden, ölenin öğrenim durumu ve bilirkişi raporuna itirazlar da dikkate alınarak ek rapor veya gerekirse yeni bir rapor alınmak suretiyle gerçek destek zararının tespiti gerekirken eksik bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder