İŞ VE UĞRAŞA
GÖRE KAZANÇ BELİRLEME
I- Tüccar ve
sanayiciler
1) Trafik
kazasında ticarethane sahibi ölmüş, destekten yoksun kalan yakınlarının
açtıkları tazminat davasında dinlenen tanıklar, ölenin yüksek bir kazancı
olduğunu söylemişler, ancak kesin bir rakam verememişlerdir. Davalı tarafın
isteğiyle ticari defterler ve vergi kayıtları getirilmiş ve olay öncesi son iki
yıla ilişkin gelir bildirimlerinin, Hayat Standardı Temel Gösterge rakamlarıyla
aynı olduğu görülmüştür. Davacılar ölen kişinin işini sürdürecek durumda
olmadıklarından, mağazayı başka bir kimseye devretmişlerdir. Bu durumda, tanık
anlatımları yeterli olmadığı gibi, vergi bildirimlerine bakılarak gerçek
kazançları belirlemek de doğru değildir. Hatırlanacağı gibi, Yargıtay
kararlarına göre “kişinin gelirini düşük göstermesi veya gerçeğe aykırı beyanname
vermesi vergi mevzuatını ilgilendirir; zararın hesaplanmasında gözönünde
tutulacak kazançlar, vergi kayıtlarıyla bağlı kalınmaksızın araştırılmalı ve
saptanmalıdır.” Burada, ölenin gerçek kazançlarının belirlenmesinde iki yol
izlenmelidir: Birincisi, yapılan ticaret konusu, mağazanın bulunduğu yer, iş ve
satış olanakları, stokları ve yıllık cirosu keşif yapılarak uzman bilirkişi
aracılığı saptanmalıdır. İkinci yol, Ticaret Odasından bu çapta bir
ticarethanenin yıllara göre net kazançlarının ne olabileceğinin sorulmasıdır.
Bu iki yoldan yapılacak araştırma sonuç vermezse, ölen kişinin 1.sınıf veya
2.sınıf vergi yükümlüsü oluşuna göre Hayat Standardı Temel Göstergeleri net
rakamlarına (taban kazançlara) göre tazminatın hesaplanmasıdır. (Uygulamada bu
derecede ayrıntıya girilmemekte, yüzeysel bir değerlendirme ile
yetinilmektedir.)